Bugün, 20 Ocak 2026 Salı

Terörsüz Türkiye için Sadece Dua değil plan ve kararlılık da gerekir.

Terörsüz Türkiye: Dua Bir Başlangıçtır, Son Değil

Tarih: 27.12.2025 12:45 Güncelleme: 27.12.2025 12:47
Terörsüz Türkiye için Sadece Dua değil plan ve kararlılık da gerekir.

Sadece Dua değil meşru taleplerin gerçekleşmesi için irade, plan ve kararlılık da gerekir.
MHP Ankara İl Başkanlığı tarafından MYK üyelerinin katılımıyla düzenlenen, “Nasılsın Terörsüz Türkiyem” temalı gece; Ankara’da yaşayan Erzurumlu hemşerilerin bir araya geldiği, hasretin giderildiği ve mübarek Regaib Gecesi’nin maneviyatıyla duaların birleştiği anlamlı bir buluşma olarak kayda geçti. Bu programın, Erzurum’un ekonomik, sosyal ve toplumsal sorunlarını yıllardır TBMM gündemine taşıyan her taşıdığı sorunları çözüme kavuşturan, fakat bir türlü sorunları bitiremeyen MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın öncülüğünde gerçekleşmiş olması ayrıca dikkat çekicidir.

Hiç kuşkusuz; terörsüz bir Türkiye ideali, bu ülkenin vatansever, milliyetçi ve muhafazakâr kesiminin ortak duasıdır. Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken husus şudur: Dua, İslâm’da bir sonuç değil; bir başlangıçtır. Bir kaçış değil, sorumluluğun idrakidir.

Zira dua; kulun aczini kabul ederek Allah’a yönelmesi, fakat aynı zamanda fiilî gayreti terk etmemesi şartıyla anlam kazanır. İslâm düşüncesinde dua ile birlikte sebeplere sarılmak esastır. Sadece sözlü yakarışla yetinip, fiilî irade ve kararlı politik mücadele ortaya konulmadığında; dua, mahiyetinden uzaklaşır.

Bugün gelinen noktada “Terörsüz Türkiye” hedefinin, yalnızca dua etmekten başka bir alternatife indirgenmiş gibi sunulması, toplum vicdanında haklı bir sorgulamaya yol açmaktadır. Çünkü dua, meşru talepler için yapılır; fakat meşru taleplerin gerçekleşmesi için irade, plan ve kararlılık da gerekir.

Kur’an’ın açık vaadi şudur:

“Bana dua edin ki size icabet edeyim.” (Mü’min, 60)

Ancak aynı Kur’an, kulun fiilî sorumluluğunu da defalarca hatırlatır. Zira helâl lokma, samimiyet, kul hakkından kaçınma, acelecilikten uzak durma ve en önemlisi söz ile fiilin uyumu, duanın kabul şartları arasındadır.

Bu noktada şu soruyu sormak kaçınılmazdır: Eğer yıllardır dile getirilen sorunlar, tüm gayretlere rağmen bir türlü nihayete eremiyorsa; sorun sadece şartlarda mı, yoksa yöntemlerin yeniden gözden geçirilmesinde mi aranmalıdır?

Dua; kibri törpüler, insanı haddini bilmeye sevk eder. O hâlde dua eden iradenin, aynı zamanda hesap verebilir, çözüm odaklı ve net bir siyasi duruş sergilemesi gerekir. Aksi takdirde dua, halk nezdinde bir temenniye; hatta zamanla bir teselli aracına dönüşme riski taşır.

Elbette bu programda emeği geçen Ankara İl Teşkilatı’na, Etimesgut İlçe Teşkilatı’na, teşkilat mensuplarına ve Erzurum derneklerine teşekkür etmek bir vefa borcudur. Ancak vefa, sadece teşekkürle değil; sonuç üreten bir mücadeleyle tamamlanır.

Sonuç olarak; dua kutsaldır, değerlidir ve vazgeçilmezdir. Fakat dua, iradenin yerine geçen bir alternatif değil, iradeyi besleyen bir güçtür. Terörsüz Türkiye idealinin, dualarla birlikte somut adımlar, kararlı politikalar ve sürdürülebilir çözümlerle desteklenmesi; hem milletin beklentisi hem de duanın ruhuna uygun olan yoldur.

Çünkü kabul, kulun talebine değil; samimiyetine, gayretine ve Allah’ın hikmetine bağlıdır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.