Bugün Türkiye’de gıda sektöründe herkesin bildiği ama yüksek sesle dile getirmeye cesaret edemediği bir gerçek var:
Piyasanın büyük bir bölümü, üretmeyen ama pazara hâkim olan birkaç firma tarafından kontrol ediliyor. Bu firmalar, büyük market zincirleriyle yaptıkları özel anlaşmalar sayesinde rafları adeta kapalı devre sisteme dönüştürmüş durumda.
Erzurum'da zincir Market raflarına dikkatle bakıldığında tablo çok net: Gerçekte yalnızca iki ya da üç ürünü fiilen üreten firmalar, kendi markalarıyla on, hatta on beş farklı ürün satıyor. Peki bu ürünler nereden geliyor?
Cevap basit: Anadolu’daki küçük ve orta ölçekli üreticilerden çok düşük bedellerle alınıyor, sonra o ürünlerin üzerine başka bir etiket yapıştırılıyor. Üretici üretim riskini alıyor, yatırım yapıyor, işçi çalıştırıyor, ham maddeye zam geliyor;
RAFLAR AYNI MARKALARLA DOLU
Ama market rafında kazancı alan, üretimin hiçbir aşamasında yer almayan etiket sahipleri oluyor. Marketler Neden hep aynı Markaları satıyor? Çünkü mesele kalite değil, rekabet değil, tüketici yararı hiç değil. Mesele o marka firmaları ile yapılan anlaşmalar.Belli başlı firmalar, market zincirleriyle öyle anlaşmalar yapıyor ki; Raflar onlara ayrılıyor, Alternatif üreticinin önü kesiliyor. “Senin ürünün kaliteli ama rafımız dolu” deniliyor
O zincir market rafları dolu ama nedense hep aynı markalarla dolu. Bu sistemde market de rahat: Üreticiyle muhatap olmuyor, risk almıyor, fiyat sorgulamıyor. Faturayı ise her zaman olduğu gibi Erzurumlu tüketici vatandaş ödüyor.
ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI BU OYUNU BOZDU
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kurulan Halk Pazarı Bu Oyunu Bozdu, Halk Pazarı modeli, işte bu kurulu düzeni bozduğu için rahatsızlık oluşturuyor. Çünkü aracı yok. Çünkü etiket oyunu yok. Çünkü ürün doğrudan üreticiden geliyor.
Aynı ürünler fahiş fiyatta bu zincir marketlerde satılırken, Halk pazarı Marketlerinde düşük fiyata satılıyor. Bu fark üretim maliyeti farkı değil. Bu fark kalite farkı hiç değil. Bu farkın adı aracı düzenidir.
HALK PAZARI SADECE UCUZLUK DEĞİL, ADALETTİR
Halk Pazarı’nı sadece “ucuz ürün satılan yer” olarak görmek eksik bir bakış açısıdır. Bu model; Üreticinin emeğini koruyor, Market zincirlerinin tekelleşmiş yapısını kırıyor. Tüketiciyi fahiş fiyattan kurtarıyor. En önemlisi de şunu yapıyor: Üreteni güçlendirip, üretmeyeni rahatsız ediyor. Erzurum'da Halk Pazarı eleştiriliyor bunu da vatandaşların söylemlerinden aktarıyorum.
“piyasa bozuluyor” muş. Evet, tamam bozuluyor ama kimin piyasası bozuluyor? --Fahiş fiyatta etiket yapıştıranların piyasası bozuluyor. Erzurum’da kurulan Halk Pazarı zinciri Türkiye’ye Örnek Bir Model oldu.
Erzurum’daki yerli üretici için yalnızca bir satış alanı değil; ulusal ölçekte bir vitrin oldu, Bugün bu sistem sayesinde Erzurum’da üretilen ürünler, kendi isimleriyle raflara girme imkânı yakalamaktadır.

ERZURUM HALKI MİNNETTAR KALDI
Bu hizmetin yerel üreticilerin Türkiye piyasasına tanıtımının yapılmasına öncülük ederek, bu sanayici kesiminin büyümesine,istihdamın artmasına vatandaşın da bu vesile ile evine rahatlıkla gıda girmesine sebep oluyor. Büyükşehir Belediye Başkanlığı asli görevi olan yerel hizmetinin yanında yürüttüğü bu çalışma Kentin ekonomik alanda gelişmesini sağladı.
Bu vizyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen olmak üzere, ilgili birimlerden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Murat Altundağ’a ve katkı sunan herkese Erzurum halkı minnettar kaldı.
ve son olarak Yunusemre Mahallesi eski kayakyolu mahallesi sakinleri Halk market şubesinin bir an önce Kayakyolu Aile Sağlık merkezi civarında açılmasını sabırsızlkla bekliyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.