Hele bir dur hele…
Mangalın dumanı gözünü mü yaktı, yoksa etin yağı mı kafana vurdu bilmem ama;
kalkıp da “Bu cağ kebabının mucidi benim” diyene Erzurum’un yaylaları hep bir ağızdan şunu der:
Hadi oradan!
Bu memlekette bazı şeyler vardır, sahibi çoktur ama tapusu yoktur.
Anası bellidir ama babası sorulmaz.
Cağ kebabı da onlardandır.
Bu Kebap Defterde Yazmaz, Yaylada Pişer
Bak hemşerim, iyi dinle.
Bu cağ kebabı:
Ne dükkânda icat edildi,Ne tabelanın altında bulundu,
Ne de biri çıkıp “buldum” diye mühür bastı.
Bu kebap;
Oltu’nun rüzgârında, Olur’un yaylasında, Şenkaya’nın soğuğunda ,Pasin ovasında pişti.
O zamanlar: Elektrik yok, Reklam yok, Sosyal medya hiç yok…
Ama koyun var, ateş var, akıl var.
Bu Döner Değil, Döner Sonradan Görmedir
Şimdi bazıları cağ ile döneri karıştırır.
Karıştırma gari!
Döner: Şehir işidir,Sonradan görmedir, Dikey durur, acele pişer.
Cağ kebabı ise: Yatık durur, Sabır ister, Ağır ağır pişer.
Bu kebap, şehirli iştahı değil, yaylalı sabrı sever.
Adı Ustadan Gelmez, Şişten Gelir. Bir daha iyi dinle.
Bu kebabın adı:
Falancanın kebabı değil,
Filancanın usulü değil.
Adı cağ, Yani şiş.
Eğer bir yemek ustanın adını taşımıyorsa, bil ki: O yemeğin ustası millettir.
“Dedem Yaptı” Diyene Sorarlar: Başka Kimin Dedesi Açtı Ateşi
Arada biri çıkar: “Dedem buldi” Emmim buldi “Bizim dükkânda ilk oldi”
“Aslı bizde”
He he…
Dedeni severiz,emmini de, rahmetliler başımızın tacı ama:
Aynı kebap: Aynı yıllarda, Aynı etle, Aynı ateşte onlarca köyde pişmişs orada mucit değil, imece vardır.
Şehre Taşıyan Usta Olur, Mucit Olmaz
Bak burayı ayıralım, hakkı hakka verelim.
Bu kebabı: Şehre indiren, Dükkân açan, Tanıtan ustalar var mı?
Var.
Helal olsun.
Ama bu iş:
“Ben icat ettim” demek değildir.
Bu iş:
“Ben taşıdım” demektir.
Taşıyıcıyla doğuran aynı olmaz.
Son Laf: Bu Cağ’ın Sahibi Yok, Sahip Çıkani Var
Kimse bu kebabın üstüne çöreklenemez.
Kimse “benim” diye damga vuramaz.
Vurmaya kalkarsa, Erzurum taşı güler.
Çünkü:
Bu cağ kebabı bir kişinin değil,
bir coğrafyanın alın teridir.
Bir ustanın değil,
kuşakların alışkanlığıdır.
Bir dükkânın değil,
binlerce sofranın hatırasıdır.
Velhasıl kelam:
Bu kebabın mucidi yoktur.
Ama şahidi çoktur.
Onlar da Palandöken de Oltu’nun yaylalarında hâlâ ateş yakar.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.